Hedef

Herkesin uygun fiyatlı, güvenilir, sürdürülebilir ve modern enerjiye erişiminin güvence altına alınması.

Neden

Günlük yaşantımızın sorunsuz akması ve eşit kalkınma için erişilebilir ve güvenilir enerjiye ihtiyacımız var. İyi düzenlenmiş bir enerji sistemi başta iş dünyası, ilaç ve eğitim, tarım, altyapı, iletişim ve yüksek teknoloji olmak üzere tüm sektörlere destek sağlar: Enerjiye erişimdeki eksiklikler ise insani ve ekonomik kalkınmanın önündeki engellerdir.

Onlarca yıldır, kömür, petrol ve doğalgaz gibi fosil yakıtlar elektrik üretiminin ana unsurları oldu. Karbon temelli yakıtlar büyük oranda sera etkisi yapan gazların salınımına yol açtı ve insanlar ve çevre için tehlike oluşturmaya başladı. Bu durum herkesi etkiliyor. Dünya genelinde elektrik kullanımı hızla artıyor. Kısacası ülkeler ekonomileri için gerekli elektriğe düzenli bir şekilde erişemez hale gelebilirler.

Kaç kişi elektrikten mahrum yaşıyor?

Dünya genelinde 1,2 milyar insan, bir diğer deyişle her beş kişiden biri elektrikten mahrum yaşıyor. Bu grubun büyük bölümü ise Afrika ve Asyaʼda yer alıyor. Elektrik olmazsa kadınlar ve kız çocukları su taşımak için saatler harcayacak, klinikler çocuk aşılarını saklayamayacak, birçok çocuk ödev yapamayacak, insanlar rekabetçi işletmelere sahip olamayacaklar. 2,8 milyar insan ise mutfakta odun, kömür, odun kömürü gibi yakacakları kullanıyor. Bu da kapalı mekan hava kirliliği nedeniyle milyonlarca insanın her yıl yaşamını yitirmesine yol açıyor.

Daha sürdürülebilir enerjiye geçiş için ne kadar kaynağa ihtiyaç var?

Dünyaʼda, sürdürülebilir enerji altyapısına yatırımların 2030 yılına kadar üç kat artırılarak 400 milyar ABD Dolarından 1,25 milyar ABD Dolarına çıkarılması gerekiyor. En büyük enerji açığına sahip bölgeler olan alt Sahra ve Güney Asya enerjiye erişim konusunda diğer ülkelerin desteğine ihtiyaç duyuyor.

Bu sorunu aşmak için ne yapmalıyız?

  • Ülkeler erişilebilir, güvenilir ve sürdürülebilir enerji sistemlerine geçmek için yenilebilir enerji alanına yatırım yapmalı, enerji verimliliğini ön plana çıkarmalıdır.
  • İş dünyası hidro-elektrik kaynaklarını kullanarak ve geliştirerek, biyoenerji ve elektrik talebini yüzde yüz yenilenebilir kaynaklardan sağlayarak ekosistemleri koruyabilir.
  • İşverenler iletişim teknolojilerinden yararlanmaya ağırlık vererek ulaşıma olan ihtiyacı azaltabilirler, araba ve uçak yerine daha az enerji gerektiren trenle seyahati düşünebilirler.  
  • Yatırımcılar sürdürülebilir enerji hizmetlerine daha fazla yatırım yapabilirler, yeni teknolojiler üretebilirler.
  • Sizler de kullanmadığınız zaman elektrikli aletlerinizi fişten çekebilir, bisiklet kullanabilir, karbon emisyonunu azaltmak için toplu taşımayı tercih edebilirsiniz.